Bu Dârı Benim Bâşıma Dâr Eyleme…
-Alvarlı Muhammed Lutfi Efendi-
Bu dârı benim bâşıma dâr eyleme yâ Rab
Ağyâr elemin gönlüme bâr eyleme yâ Rab
Kurtar kerem et pâdişehim kayd-ı sivâdan
Âzâd olayım kârımı zâr eyleme ya Rab(1)
Dilbeste olam rişte-i zülf-i ser-i yâre
Hicran dağına sâkin-i gâr eyleme ya Rab(2)
Gülşen-i gönülde açıla verd-i muhabbet
Cân bülbülünü terk-i diyâr eyleme ya Rab
Dil oldu ümitperver-i ikrâmı o yârin
Cânân gözüne bahtımı hâr eyleme ya Rab(3)
Kenz-i keremin ki vâr iken Lütfi-i zâre
Ağyâr gözüne rûy-i gubâr eyleme ya Rab
Günümüz Türkçesiyle Anlamı:
Bu dünya yurdunu benim başıma dar etme (çekilmez kılma)/yurt eyleme (ahireti unutturup burayı yurt belletme) ya Rab. Seninle arama giren, seni unutturan gayrıyı gönlüme yük etme (gayrıyla gönlümü meşgul eyleme) ya Rab. Kurtar kerem et, lütfet ki gayrıya dayanmaktan, bağlanmaktan azat olayım, kurtulayım padişahım, sultanım (gönlüme hükmeden Rabbim). İşimi (pişmanlıktan) ağlayıp inleme eyleme/kârımı zarar eyleme (amelimi boşa çıkarma) ya Rab. Yârin başındaki zülüf bağına gönlümü kaptırayım (Efendimizin (s.a.v.) sünnetine sımsıkı yapışayım). Hicran dağındaki mağara sakini, küçücük kovukta kalakalmış eyleme (öz vatanından, sevgiliden ayrı kalmış eyleme/nefis düşmanından kurtar beni/ufkumu genişlet/onulmaz dağ gibi oyuklar açma gönlümde) ya Rab. Gönül gülşeninde muhabbet gülü açıla. Can bülbülünü yurdunu terk eden eyleme (asli vatanımı unutturma) ya Rab. Gönül lütfundan ümitlenir oldu o yârin (şefaatini umar). Sevgilinin gözüne beni hakir gösterme (horlayarak bakmasın bana) ya Rab. Lütuf hazinen varken ah u figan eden, inim inim inleyen Lütfi kulunu (bizleri) gayrıya yüzü tozlu, kara eyleme (mahcup etme) ya Rab. Âmin.
Şiir Notları:
Mefûlü/ mefâilü/ mefâilü/ feûlün –
(1) Kâr (ﻛﺎﺭ): kâr, fayda, kazanç, iş
Zâr (ﺯﺍﺭ): Ağlama, inleme, ağlayan, inleyen.
Zarr/Darr (ﺿﺮّ): Zarar.
(2) “Hicran dağına sâkin-i gâr eyleme ya Rab” derken burada Efendimizin (s.a.s.) Hz. Ebu Bekir’le (r.a.) hicret esnasında Sevr Mağarası’nda Mekkeli müşriklerden gizlenmelerine telmihte bulunulmuş olabilir. Bu durumda “Beni nefis düşmanımdan gelebilecek tehlikelere maruz bırakma ya Rab.” gibi de düşünülebilir Allahu a‘lem. Ayrıca “Öz vatanından, sevgiliden ayrı kalmış eyleme”, “Ufkumu genişlet.”, “Ayrılık hasretiyle onulmaz dağ gibi oyuklar açma gönlümde.” gibi anlamlara da gelebilir.
(3) Hâr (ﺧﻮﺍﺭ): Hakir, hor… Hâr (ﺣﺎﺭّ): Yakıcı. Hâr (ﺧﺎﺭ): Diken.