Başka Bir Akşam İçin / لمساء آخر
-Mahmud Derviş-
كلّ خوخ الأرض ينمو في جسد
وتكون الكلمة
وتكون الرغبة المحتدمه
سقط الظلّ عليها
لا أحد
لا أحد
وتغنّي وحدها
في طريق العربات المهملة
كل شيء عندها
لقب للسنبلة
وتغنّي وحده
البحيرات كثيره
وهي النهر الوحيد
قصّتي كانت قصيرة
وهي النهر الوحيد
سأراها في الشتاء
عنما تقتلني
وستبكي
وستضحك
عنما تقتلني
وأراها في الشتاء
انّني أذكر
أو لا أذكر
العمر تبخّر
في محطات القطارات
وفي خطوتها
كان شيئا يشبه الحبّ
هواء يتكسّر
بين وجهين غريبين
وموجا يتحجّر
بين صدرين قريبين
ولا أذكرها
وتغنّي وحدها
لمساء آخر هذا المساء
وأنادي وردها
تذهب الأرض هباء
حين تبكي وحدها
كلماتي كلمات
للشبابيك سماء
للعصافير فضاء
للخطى درب و للنهر مصبّ
وأنا للذكريات
كلماتي كلمات
وهي الأولى أنا الأول
كنّا لم نكن
جاء الشتاء
دون أن تقتلني
دون أن تبكي و تضحك
كلمات
كلمات.
Günümüz Türkçesiyle Anlamı:
“Başka Bir Akşam İçin”
Yeryüzünün bütün albenisi bir bedende serpiliyor. Ve kelime oluyor. Arzu öyle güçlü oluyor ki üzerine gölge düştü. Kimse yok. Kimse yok… Ve şarkı söylüyor bir başına. Terk edilmiş arabaların yolunda. Onun nazarında her şeyin başaktır (berekettir) lakabı. Ve şarkı söylüyor bir başına. Göller çoktur ve o yalnız bir nehirdir. Hikâyem kısa oldu. O yalnız bir nehirdir. Onu kışta göreceğim. Beni öldürdüğü zaman, ağlayacak ve gülecek (sinirleri bozulacak?), beni öldürdüğü zaman. Onu kışta göreceğim.
Gerçekten hatırlıyor muyum yoksa hatırlamıyor muyum? Ömür buharlaştı (tükendi), tren istasyonlarında ve onun adımlarında. Aşka benzeyen bir şeydi. Kırılmış bir heva, iki yabancı yüz arasında. Ve taşlaşmış bir dalga. İki yakınlaşmış sadır arasında ve onu hatırlamıyorum…
Ve şarkı söylüyor bir başına. Başka bir akşam için bu akşam. Ve sesleniyorum gülüne. Yeryüzü heba olup gidiyor. Ne zaman ağlasa yalnız başına… kelimelerim! Pencereler için sema, kuşlar için feza (gökyüzü, geniş alan) var. Adımlar için yol ve nehir için yatak var. Ve benim için hatıralar.
Kelimelerim, kelimeler. O ilkti, ben ilk. Var idik, yok idik. Kış geldi. Beni öldürmeksiniz... Ağlamaksızın gülmeksizin. Kelimeler, kelimeler.