Ahmediyye (Fakr Bahsi: Hz. Fatıma’nın Çeyizi 116-121 Beyitler) - (6a)
-Ahmedî-i Mürşidî (Ahmed b. Osman ed-Diyârbekrî)-
İşit ânı ne ile vardı ere
İdeyim ânın cihâzın ey yare(1)
Bâşına bir şemle şukka pâresi
Bir kabâ on iki yerde yâması
El degirmâni ve nâlini hemân
Bunları alub cihâz etdi o cân
Ol zemânda gördü ol Sıddîk anı(2)
Fâtıma sultâna âcıdı canı
Ağlayu ağlayu ol dem dedi ol
Bunca cihâz oliser yâ Resûl
Ol dedi kim bu müsâfir âdeme(3)
Bu dahi çokdur bu fânî âleme
Günümüz Türkçesiyle Anlamı:
Hele dinle, (Efendimizin kerimesi) Hz. Fatıma (r.anha) ne ile (hangi çeyizle) vardı ere/kocaya? Ey sevgili/dost onun çeyizini sana söyleyeyim. Sadece başında bir örtü olarak sarılı bir kumaş paçası, üstünde on iki yerinden yamalı bir üst elbisesi, el değirmeni ve nalini (ayağına giydiği takunya, ayakkabı) vardı. O can bunları çeyiz yaptı. Hz. Sıddik onu gördüğü zaman, Hz. Fatıma Sultan’a acıdı. Hz. Sıddik o an ağlaya ağlaya “Ya Resulallah, bu kadarcık çeyiz olur mu?” dedi. Resulullah buyurdu ki: “Bu fâni, gelip geçici âlemde misafir bir insan için bu bile çoktur.”
Şiir Notları:
(1) Karşılaştırma yaptığımız nüshadaیره “yare” yazılan kelime یاره “yâre” şeklinde yazılmış.
(2) Asıl nüshamızda “ol zeman” yazılmış, karşılaştırma yaptığımız nüshada ise “ol zemanda” yazılmış. Vezin icabı da “ol zemanda” uygun olduğu için o şekilde yaptık. Ayrıca Sıddık Hz. Ebu Bekir’in (r.a.) lakabıdır.
(3) Karşılaştırma yaptığımız nüshada “bu müsâfir” yerine “bir müsâfir” yazılmış.